Perşembe, Ekim 05, 2006

Bilgi Toplumuna Geçiş Ve Bilgi Toplumunun Ekonomik Yönü

Bilgi Toplumuna Geçiş Ve Bilgi Toplumunun Ekonomik Yönü



Mustafa Kurt

Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Ensitüsü
mustafa.kurt@bilgiyonetimi.org
http://www.aku.edu.tr




GİRİŞ

Dünya tarihi boyunca sosyal ve ekonomik hayattaki gelişmeler her alanda devam etmiştir. Yerleşik hayata geçilmesiyle bir dönüm noktası yaşayan insanlık, bu aşamadan sonra ekonomide de dinamik bir yapı sergilemiş ve uğraş alanları günümüze kadar değişikliğe uğramıştır.

Sanayi devrimiyle beraber ekonomi sektörler açısından çeşitlilik kazanmıştır. Zamanla sanayileşmesini tamamlayan ülkeler bilgi toplumu karakteristiklerine yönelmişlerdir. Günümüzde, sanayileşen ülkelerin gelişmiş ülkeler kategorisine girdiği bir süreçten, yine aynı ülkelerin geri kalmış ülkeler haline geldiğini ve bilgi üreten ülkelerin gelişmiş ülke sınıfına dahil olduğu anı yaşıyoruz.

I. BİLGİ SEKTÖRÜ

1.1. Ekonomi Tarihinde Sektörler
Uygarlık tarihine bakıldığında toplumların kendilerini topyekün değiştirdikleri, yepyeni ve beklenmedik bir biçime girdikleri dönemlere rastlanmaktadır. Bu dönemlerden insanlık tarihinde en önemli iz bırakanlardan birincisi toprağa ve yerleşik hayata bağlayan tarım toplumuna geçiştir. İkincisi, tarım toplumundan kitle üretiminin, tüketiminin ve eğitiminin önemli olduğu sanayi toplumuna geçiştir. İnsanlık bugünlerde yeni ve köklü bir değişimin eşiğindedir. Uygarlık tarihindeki bu üçüncü köklü değişimin ?Bilgi Toplumuna? doğru olduğu/olacağı ifade edilmektedir. [1]

Baş döndürücü hızla ilerleyen teknoloji, bilim dünyasındaki son gelişmeler, dünyamızın yaşı göz önüne alındığında açıklanması hiç de kolay olmayan bir durumdur. İnsanın kendini keşfetmesi, bilgisinin değerini anlaması ve bunu kullanabilmesi yirminci yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşebilmiştir. [2]

1.2. Sanayi Sektörünün Değer Yitirmesi

Tarım sektörünün hakim olduğu 18. yy. ekonomilerinde sanayini payı giderek artmaya başlamıştır. Başlangıçta sanayi toplumlarında, tarım sektöründe çalışanların toplam istihdamdaki ağırlığı % 80 dolaylarında iken bu oran günümüzde % 3?e kadar düşmüştür. Sanayi üretiminin payı ise en fazla % 50?lere kadar çıkmışken son dönemlerde bu oran tekrar % 30-40?lara kadar düşmüştür. Buna karşılık hizmet sektörünün payı % 60?ların üzerine çıkmış ve sanayi toplumuna doğru bir kayma gözlenmiştir.

Sanayi toplumunda 1970?li yıllarda petrol krizleriyle beraber sancılar başlamış, dünyanın hammadde kaynaklarının biteceği, sanayinin getirdiği çevre kirliliğinin insanlığın geleceğini nasıl tehdit ettiği sorgulanmaya başlanmıştır.

1.3.Ekonomide Yeni Yönelimler

Sanayi toplumlarında yaşanan sıkıntılar insanları yeni bilgi ve teknolojilere yönlendirmiş, bu durum yeni gelişmelerin insanlığa getireceği değişim ve dönüşümün sanayi toplumundan daha derin ve köklü olacağının habercisidir.

Mavi yakalı işçiler, bu yüzyılın ilk yarısında şaşılacak derecede hızlı büyüdü. Fabrika imalat işçileri, madenlerde, ulaşımda çalışanlar 1950?lerin ortalarına kadar, İngiltere, Batı Almanya, Japonya ve toplamının üçte ikisi ile Birleşik Devletler?de çalışan nüfusun gerçek çoğunluğunu teşkil ediyorlardı. Son kırk yıl içerisinde bu oran hızla düştü ve 1980?den sonra düşüş gözle görülebilir duruma geldi. Bugün Birleşik Devletler?de bu gruplar, I. Dünya Savaşı öncesine göre kıyasladığında küçük gruplar durumuna düşmüştür ve gelecekte de beşte bire kadar düşeceklerdir.

Bunlar sosyal yapıyı, toplumu, devleti, ekonomi ve siyaseti derinden etkileyen benzersiz gelişmelerdir. Daha şaşırtıcı ve benzersiz gelişme ise, bilgi işçileri grubunun hızla yükselişidir. Bu grup tarihin geleneksel gruplarının yerlerini hızla tersyüz ediyor. Aynı hızla, çalışan nüfusun çekim merkezi oluyor ve her gelişmiş ülkede ve sanayi sonrası toplumlarda en büyük grup halini alıyor. [3]

XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bilime dayalı teknoloji üretimi ve bilime dayalı endüstriler yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Bilişim teknolojilerinin yaygınlaşması ve bilişim teknolojileri kanalıyla sürekli üretilebilen, tekrarlanabilen ve paylaşılabilen bilgiye dayalı bilgi ekonomisine geçiş söz konusudur. Sanayi toplumunda mamül üretimi ön plandayken bilgi toplumunda bilgi üretimi ön plana geçmiştir. [4]

Yaşadığım bu bilgi toplumunda endüstri toplumunun ürünü olan temel kurumlar, son derece ciddi bir sarsıntı geçirmekte, zaman ve mekan kavramları değişmektedir. Fabrika üretiminin egemenliğindeki endüstri toplumunun sosyo-kültürel ve sosyo-politik yapısın oluşturan ulus-devlet, kitle örgütleri, modernite, akıl ve pozitivist bilim gibi kavram ve kurumlar yeniden sorgulanmakta, ya da son derece ciddi bir kriz yaşamaktadırlar. Endüstri toplumunda stratejik kaynağı oluşturan ?sermaye? yerini enformasyon toplumuna geçiş sürecinde ?bilgi? ye bırakmakta ve bilgiyi üreten kurumlar toplumun temel eksenini oluşturmaya başlamaktadırlar. [5]

Örgütlerin sosyal yapısında sosyal ağırlık merkezi bilgi işçisine doğru kaymıştır. Bütün gelişmiş ülkeler bilgi toplumları haline gelmektedirler. Karl Marx?ın kavramış olduğu şeylerden biri sermayenin yer değiştirebilme gücüydü. Sermaye, bu yönüyle toprak ve emek gibi diğer üretim faktörlerinden ayrılır. Kendine en çok paranın ödendiği yere gidebilir. Bilgi de artık gelişmiş bir ekonominin gerçek sermayesi haline gelmiş durumdadır.Bu değişimin altında yatan yalnızca bilgisayarların ve finansal oyunların yaygınlaşması değil asıl toplumun bilgi tabanındaki günümüzdeki muazzam kabarmasıdır. [6]

Ulus devletleri sanayi üzeri topluma geçişten kaynaklanan temel sorunları çözmekten acizdir. Ekonomik açıdan ulus devletler, sanayi devriminin ürünüdürler ve bu açıdan işlevlerini tamamlamış bulunmaktadırlar. Gelecekte belki tamamen bu kavram ortadan kalkmayacaktır ama gücünden çok şeyler kaybedecektir. [7]

Bugün artık iletişim teknolojisinin baş döndürücü bir hızla geliştiği bir çağda yaşıyoruz. Dünyanın evrensel bir köy haline geldiği, Gutenberg Galaksisi?nin yeni baskı tekniğinin yerine, görüntünün egemenliğini ilan ettiği bir ortamda; kitap kültürünün yerini görüntü kültürü almıştır. [8]

Bütün bu gelişmeler çağımızın ?bilgi çağı? olarak adlandırılmasını haklı kılmaktadır. Posta ve telgraf hizmetlerinden başlayarak artık her konuya ve tüm yerleşim birimlerine uzanabilen bilgisayar ağları bir ?bilgi toplumunu? yaratmıştır. [9]

1.4. Sanayi Toplumundan Bilgi Toplumuna

Geleneksel toplumda tarımsal üretim, sanayi toplumunda sanayi malları üretimi önemli olmuştur. Son dönem sanayi toplumunda hizmetler sektörü egemen sektör olurken, bilgi toplumunda bilgi sektörü önceliği olacaktır.

ABD?de 1870?de çalışanların yarısına yakının tarımda çalışırken 1990?da bu oran %2.4 olmuştur. Çalışan nüfus önce tarım sektöründen imalat sektörüne, daha sonra sanayi sektöründen hizmetler sektörüne kaymıştır. Ekonomik anlamda bilgi sektöründe çalışanların ulaşabileceği oran %50 civarında olacaktır. İngiltere ve ABD sanayileşmeye diğer ülkelerden daha önce başlamış olduklarından bu ülkelerde bilgi sektörünün genişlemesi tepe noktasına ulaşmıştır. Bilgi toplumunda bu hareketlilik devam ederek hizmet ve sanayi sektöründen bilgi sektörüne kaymalar olacaktır. Bu o kadar hızlıdır ki ileriki dönemlerde sanayi sektörünün üretimdeki payının %10?un altına düşmesi beklenmektedir. ABD?de imalat sanayinin istihdamdaki payı 1960?da % 34.8, 1980?de % 22,5 iken 2000 yılında %12?ye 2010 yılında da % 5?e düşeceği tahmin edilmektedir. [10]

Bu durum bilgi sektöründe meslek çoğalması ve farklılaştırmasına yol açacak ve bu sektörde hızlı bir gelişme olacaktır. Sanayi toplumunda işletmeler sosyo-ekonomik sürecin en önemli öznesi iken; bilgi toplumunda gönüllü topluluklar sosyo-ekonomik sürecin öznesidirler. Sanayi toplumunda özel mülkiyet, rekabet ve kar maksimizasyonu ön plana çıkarken, bilgi toplumunda müşterek katılım ve sosyal yarar belirleyici olmaktadır. [11]

2.BİLGİ TOPLUMU VE BİLGİ SEKTÖRÜ

2.1. Bilgi Toplumunun Temel Özellikleri

2.1.1. Bilginin Önem Kazanması

Yirminci yüzyıl sona ererken dünyada değişim hızlanmıştır. Değişim sonucu bilgi toplumu denilen bir toplum ortaya çıkmıştır. Bilgi toplumunda, en güncel bilgiye, en güncel teknolojiye ulaşan, başarıya daha kolay ulaşabiliyor. Ancak değişim ve bilgide sınır bulunmamaktadır. Her gün yukarıya doğru tırmanma sürüyor. Bunun için değişimi ve bilgi birikimini devamlı izlemek şart. Çağdaş iletişim tekniklerini bilmeye ve kullanmaya mecbursunuz. Bugün artık bir çok şey şeffaflaştı. Bilgiye ulaşmayı bilen, oturduğu yerden zaman ve para harcamadan istediği bilgiyi elde edebiliyor. [12]

Gelecekteki bir ofis çeşmesinin başında anlamsız bir konuşma düşünebiliyorum: ?Ne kadar bilginiz var ?? , ?İşviçre bulundurduğu bilgiler yüzünden büyük bir ülke!?, ?Bilgi Fiyat Endeksinin yükseldiğini duydum.? [13]

Yukarıdaki ifadeler şu an anlamsız görünse de 10 yıl önce dahi bugünkü gelişmelere inanamayacağımız gibi bugün de bu ifadeleri anlamsız bulmamız doğaldır. Bilgi toplumunun sürükleyici gücü ve en başta gelen kaynağı bilişim teknolojisinin ürünü olan bilgidir. Bilişim bilgisi bilgisayar sistemleri içerisinde bilimsel usüllerle işlenip elde edildiği için, ferdi keyfilik ve saptırmalardan uzak olması nedeniyle daha objektif bir özelliğe sahip olacaktır.

2.1.2. Globalleşme

Globalleşme günümüzde bir yandan milli ekonomilerin birbirleriyle karmaşık ilişkilere girmeleri, öte yandan artan bilgi ve enformasyon talebi, bilişim pazarının alabildiğine genişlemesine yol açmaktadır. Böylece bilişim sektörü hem milli hem de uluslar arası ölçekte lokomotif sektör haline gelerek globalleşme eğilimine girmektedir.

2.1.3. Bilgi Sektörünün Doğuşu

Bilgi toplumunda, bilişim bağlantılı sanayiler sonucu bilgi sektörü toplumsal yapıda önemli bir yer almaktadır. Bilgi toplumu haline gelen ülkelerde bilgi giderek hammaddenin, emeğin ve diğer kaynakların yerini almaktadır. Bu sebeple bilgi toplumunun en önemli sosyal grupları bilgi işçileri olacaktır. Bilgi sektörünün altyapısının devlet sektörü tarafından kurulmasıyla bilgiye dayalı insani sermaye ön plana çıkacaktır. Sanayi toplumunda tarım, sanayi ve hizmetler sektörü gündemde iken bilgi toplumunda buna bir de bilgi sektörü eklenmektedir. ABD gibi gelişmiş ülkelerde toplam işgücünün %50? sinden fazlasının artık bilgi sektörüyle ilgili iş dallarında çalıştığı bilinmektedir.

2.1.4. Çevre Koruma Şuurunun Gelişmesi

Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçerken, kirlilik, çevre tahribatı ve doğal kayakların tükenmesi gibi problemler ortadan kalkarak, kirlilikten arıma, doğa ile uyum ve kaynak tasarrufu anlayışı devreye girmektedir.

Çevre sorunlarının ortaya çıkması,işletmelerde yeni bir bakışı zorunlu kılmıştır. Kararları alınmasında çevre önemli bir faktör olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Ancak,buradaki yaklaşım,sosyal ve ahlaki olmaktan çok,ekonomik bir harekettir. İşletmeler karlılıklarını arttırabilmek içi çevreyi göz önüne almaya başlamıştır. [14]

2.1.5. Gönüllü Kuruluşların Etkinleşmesi

Bilgi toplumunda gönüllü kuruluşlar ön plana çıkmaktadır. Bilgi toplumu aynı zamanda kuruluşlar toplumudur. Bu kuruluşlar birbirine bağımlı ama kavramları, görüşleri, değerleri açısından farklı şeylerdir. Gönüllü kuruluşlar daha bugünden toplumun ayrılmaz birer parçasıdırlar. Bu kuruluşlar halen Amerika?nın en büyük işvereni durumundadırlar. Her yetişkin Amerikalı?dan biri, (yaklaşık 90 milyon insan) haftanın en az üç saatinde ücretsiz memur olarak yani gönüllü olarak bu kuruluşlarda çalışmaktadırlar. Ne özel sektöre ne de devlete ait olan ?insanı değiştirmeye yönelik? kar amacı gütmeyen bu kuruluşlar, üçüncü sektör olarak bilgi sektöründe yerlerini alacaklardır [15]

2.1.6. Bilgisayarlaşma

Bilgi toplumunun en önemli özelliklerinden birisi bilgisayarın yoğun olarak kullanılacak olmasıdır. Konu ile ilgili uzmanlara göre, .bilgisayarın sanal ticaret aracı haline geldiği internetsiz bir ülkenin geleceği olamaz. Bilişim sistemlerinin insan hayatındaki rolü giderek büyümektedir. [16] Yani toplumun şekli bilgisayar ve iletişim teknolojisiyle çizilecektir. Bilgi toplumunda örgütlerin bilgiye dayalı hale gelmeleri, bilgisayarların ve haberleşme araçlarının gelişmesi ve entegre olması, robot teknolojisinin üretime girmesi örgütsel yapıları da değiştirecektir. Bu gelişmeler bir yandan işletmelerde niteliksiz iş gücünü ortaya çıkarmakta, bir yandan da bilgi uzmanlarının sayısının artmasına neden olmaktadır. [17]

2.1.7. Örgütlü Toplumun Güçlenmesi

Bilgi toplumunda, ortak özellikler, değerler ve amaçlar ile ortak mekan ve çıkarlara sahip kişilerin oluşturduğu sosyal gruplar teşkilatlanmış olarak sivil hayatta ağırlıklarını ve etkinliklerini göstereceklerdir. Bu gruplar çıkar çatışmasından çok çıkar uzlaşması ile şu andaki ve gelecekteki ortak amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik dayanışmacı gruplar olacaktır. [18]

3. EKONOMİK AÇIDAN BİLGİ TOPLUMU

Bilgi toplumu yeni meslek yapıları, yeni üretim ilişkileri ve yeni sosyal yapıları ile yoğun olarak bilginin üretildiği bir ekonomik sistem olarak ortaya çıkacaktır. Bilgi çağı?bilgiye dayalı sanayi, ihtisas emeği yoğun, bilgi yoğun? üretim biçimlerinin üstünlüğü dönemi olacaktır. Bilgi toplumunda bireyleri ve girişimcileri bilgi üretmeye yönelten temel motivasyon, kendini gerçekleştirmeye yönelik başarı olacaktır. Söz konusu başarı yarışı, başarı rekabeti şeklinde olacak ve yalnız yerel seviyede değil global seviyede gerçekleşecektir.

Sanayi toplumunda ekonomik yapı pazara yönelik mal üretimi, sermaye birikimi, iş bölümü. Üretim ve tüketimin fabrika ve konut olarak ayrılması, üretimde uzmanlaşma, arz talep ilkesi ve rekabet gibi unsurlarca belirlenmekteydi. Bilgi toplumunda maddi malların üretimi yerine bilgiye dayalı üretimin ön plana çıkacağı, insani sermayenin esas kaynak olacağı, birlikte üretim ve kullanımda paylaşımın olacağı, toplumsal yararı gözetmenin önemli olacağı gibi temel özellikler ekonomik yapıyı oluşturacaktır.

Ekonomik yapı, sanayi toplumunun mübadele ekonomisinden, bilgi toplumunun sinerjik ekonomisine dönüşecektir. Bu durumda sanayi toplumunun arz-talep dengesine dayalı üretim ve fiyatların değişmesi ilkesi, yerini gerçekleştirilecek amaçlar ilkesine bırakacaktır. Amaç-araç ilkesi,. Ortak amaçların başarılması şeklinde toplumsal düzenin korunmasını sağlayacaktır.

Bilgi toplumu insanın, gelecekteki amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik çabaları bilişim teknolojisinin imkanları ile sürekli bilgi üretirken, sistemin temel özelliği yenilikler olacaktır. İnsanların amaçlarını ve kişiliklerini gerçekleştirmelerinde yeniliklerin kaynağı olan rekabet varlığını koruyacaktır.

Bilgi sektöründeki gelişmelere paralel olarak tarım, sanayi ve hizmet endüstrilerindeki üretimlerde de gelişmeler olacaktır. Bilişim bilgisinin tarım alanında kullanılmasıyla, bilgi toplumunda tarımsal üretimde büyük artışlar olacaktır. Getirilecek yeniliklerle ve genetik müdahalelerle her türlü iklim şartlarına uyum sağlayan bitki ve besin maddelerinin üretimi sağlanırken, beslenme ve açlık meselesine de kalıcı bir çözüm bulunabilecektir. Bilgi tabanlı endüstriler dört ana gruba ayrılacaktır. Bunlar bilgi endüstrileri, bilimsel bilgi endüstrileri, sanat endüstrileri ve etik endüstrileridir. [19]

Dört gelişmiş ülkedeki işgücünün sektörel dağılımına yıllar itibariyle bakarsak;

Tablo 1:Dört Gelişmiş Ülkede İşgücünün Sektörel Dağılımı

Sektör/Ülke
1890
1910
1930
1950
1970
1990

Tarım Sektörü
İngiltere
10.2
7.6
6.4
5.2
3.0
----

A.B.D.
37.2
31.1
20.4
11.9
3.1
2.4

Almanya
22.5
8.5
4.0

Japonya
19.3
6.3

Sanayi Sektörü

İngiltere
47.5
43.4
45.2
39.9
33.7
----

A.B.D.
28.1
36.3
35.3
38.3
28.6
18.5

Almanya
38.3
36.0
33.7

Japonya
32.0
36.6

Hizmet Sektörü

İngiltere
32.3
35.7
27.5
27.1
26.7
----

A.B.D.
22.3
17.7
19.8
19.0
21.9
32.3

Almanya
20.9
25.0
20.9

Japonya
24.1
22.0

Bilgi Sektörü

İngiltere
10.2
13.3
20.9
27.8
36.6
----

A.B.D.
12.4
14.9
24.5
30.8
46.4
46.8

Almanya
18.3
30.7
41.4

Japonya
24.6
35.0


Kaynak: ÇOBAN, Hasan, Bilgi Toplumuna Planlı Geçiş, İnkilap Kitabevi, İstanbul, 1997, s. 43

ekonomi içinde sektörlerin işgücü dağılımı sürekli değişmiş ve bilgi sektörü istihdam yönünden gelişmiş ülkelerde hakim hale gelmiştir. Buda bilgi sektörünü vazgeçilmez bir konuma sokmuştur.

Gelişmekte olan ülkeler kalkınma stratejilerinde değişiklik yaparak bilgi toplumuna geçişi başlatabilirler. Bunun için gelişmiş ülkelerin terk ettikleri eski teknolojileri almaya dayalı sanayileşme stratejileri yerine, bilgi toplumu ve bilgi teknolojilerinin dinamizmini canlandırıcı ?yenilikçi strateji?ye geçmeleri ve bu amaçla politikalar geliştirmeye yönelmeleri gerekmektedir. Eğer böyle yapılırsa önümüzdeki on ya da yirmi yıl içinde şaşırtıcı ekonomik mucizelerin yer alması, üçüncü dünyanın yoksul ve geri ülkelerinin bile kendilerini değiştirmesi, göz açıp kapayıncaya kadar hızla büyüyen ekonomik güçler haline gelmeleri de mümkündür. [20]

SONUÇ

Sırasıyla tarımın ve sanayinin egemen olduğu ekonomilerde maddi unsurlar önem kazanmışken günümüzde bilginin egemenliği görülmektedir. Artık büyük fabrikaları, büyük alanları, büyük üretimleri olan işletmeler değil en iyi stratejiyi takip edenler, pazarlama, tedarik vb. sistemlerini en iyi kuranlar ve entelektüel sermayeden en iyi yararlananlar rekabette öndedirler. İnsanların kas gücü değil beyin gücü işletmeler için önemli konuma gelmiştir. Maddi sermayeden daha çok entellektüel sermayeye sahip olan işletmeler söz sahibi olmaya başlamışlardır. Ekonomik yönden güçlü olan ülkelerin bilgi sektörlerinin toplam istihdamda yer aldıkları paylara baktığımızda bilgi sektörünün ve bilgi işçilerinin dünya platformunda ne kadar önemli bir konuma geldiği açıkça görülmektedir. Bu cümleden olarak gerek işletmelerin gerekse ülkelerin güçlü olabilmesi için yapması gereken iş hiç şüphesiz bilgi çağının gerektirdiği şekilde beyinleri yönetebilmek olacaktır.

KAYNAKLAR

AYDIN, Emin, Değişen Bilgi Toplumu, Beta, İstanbul, 1996.

GATES, Bill, Önümüzdeki Yol, Arkadaş Yayınları,

Ankara, 1999.

ÇOBAN, Hasan, Bilgi Toplumuna Planlı Geçiş, İnkılap

Kitabevi, İstanbul, 1997.

DRUCKER, Peter F., Yeni Gerçekler, Türkiye İşbankası

Yayınları, Ankara, 1992

DRUCKER, Peter F.,Bilgi İşi ve Bilgi Toplumu, İpek Yolu Dergisi (KTO), Sayı:134, Nisan 1999, s.41

İTO, Bilgi Ekonomisinde Elektronik Ticaret, İTO
Yayınları, İstanbul, 1998.

ÖZTÜRK, Azim, Küreselleşen Dünyada Yöneticilik,

Adana Nobel Kitabevi, Adana, 1998.

SABANCI, Sakıp, Başarı Şimdi Aslanın Ağzında, Mart

Yayınları, İstanbul, 1998.

SARIHAN, HALİME İ., Teknoloji Yönetimi, Desnet

Yayınları, İstanbul, 1998.

TOFFLER, Alvin-Heidi, Yeni Bir Uygarlık Yaratmak,

İnkılap Kitabevi, İstanbul, 1994.

TOFFLER Alvin, Ekonominin Çöküşü, İnsan Yayınları,

İstanbul, 1991.

YOZGAT, Uğur, ?Bilgi Toplumu?, Öneri, Cilt: 1, Sayı:6, Ocak-1997



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Hasan, ÇOBAN, Bilgi Toplumuna Planlı Geçiş, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 1997, s.5

[2] Uğur, Yozgat, Bilgi Toplumu, Öneri Yayınları, İstanbul, 1997, s.26

[3] Peter, DRUCKER, Bilgi İşi ve Bilgi Toplumu, İpek Yolu(KTO Dergisi), sayı:134, Nisan 1999, s.169

[4] H. İnceler, SARIHAN, Teknoloji Yönetimi, Desnet Yayınları, 1998, s.169

[5] İTO, Bilgi Ekonomisinde Elektronik Ticaret, İTO Yayınları, İstanbul, 1998, s.41

[6] Alvin-Heidi, TOFFLER, Yeni Bir Uygarlık Yaratmak, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 1994, s.36

[7] Alvin TOFFLER, Ekonominin Çöküşü, İnsan Yayınları, İstanbul, 1991, s. 90

[8] Rıdvan, KARLUK, Küreselleşen Dünyada Uluslar arası Ekonomik Kuruluşlar ve Entegrasyonlar, Eskişehir, 1995, s.2-3

[9] Emin, AYDIN, Değişen Bilgi Toplumu, Beta, İstanbul, 1996

[10] ÇOBAN, s.49-50

[11] Azim, ÖZTÜRK, Küreselleşen Dünyada Yöneticilik, Adana Nobel Kitabevi, Adana, 1998, s.23

[12] Sakıp, SABANCI, Başarı Şimdi Aslanın Ağzında, Mart Yayınları, İstanbul, 1998, s, 86-89

[13] Bill, GATES, Önümüzdeki Yol, Arkadaş Yayınları, Ankara, 1999, s.22

[14] ÇOBAN, s.41

[15] Peter, DRUCKER, Yeni Gerçekler, Türkiye İş Bankası Yayınları, Ankara, 1992, s.201

[16] İTO, s.52

[17] ÖZTÜRK, s.7

[18] ÇOBAN, s.47

[19] ÇOBAN, s. 58-60

[20] Peter, DRUCKER, Bilgi İşi ve Bilgi Toplumu, İpek Yolu (KTO Dergisi), sayı: 134, Nisan 1999, s.41

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home