Perşembe, Ekim 05, 2006

Bilgi Çağında Bilgi Toplumu Ve Bilgi Ekonomisi












Bilgi Çağında
Bilgi Toplumu Ve Bilgi Ekonomisi

Prof.Dr. Mahmut Tekin  ve Arş.Gör.Ercan Çiçek


 

 

1.GİRİŞ

Yirmibirinci yüzyılda bilgi kavramı değişen anlam ve içeriği ile
karşımıza çıkmaktadır.Yeni gelişen teknolojiler değişen gereksinimler
artan nüfus bilgiye olan gereksinimi bilgi kullanımını ve bilgi
yönetimini ön plana çıkarmıştır.Bu eğilim  tüm dünyada bilgi toplumuna
geçiş olarak değerlendirilmektedir.


Küreselleşmenin hayatımızı derin ve sarsıcı bir şekilde etkilediği
günümüzde bilimsel araştırmalar sonucu elde edilen bilgiye bağlı olarak
büyük bir teknolojik gelişme ve rekabet  yaşanmaktadır.Bu
teknolojilerden gerektiği şekilde ve amaca uygun olarak yararlanabilmek
için bilgiye büyük bir gereksinim duyulmaktadır.İşletmelerde amaca
yönelik olarak kullanılabilecek bilgilerin toplanması depolanması ve
kullanıma sunulması ancak etkin ve verimli bir bilgi yönetimi ile
sağlanabilecektir.Günümüzde işletmelerde karşılaşılan değişik sorunları
çözmek amacıyla ve bilgileri etkin kullanmak için bilişim sistemleri
oluşturulmuştur.


Bu durum bilgi çağında bilginin etkin ve yaygın kullanımı sonucunu
doğurmakta ve bilgi toplumu ile tüketicileri yakından etkilemektedir.Bu
bağlamda bilgi çağında yeni ekonomi, e-ekonomi ya da bilgi ekonomisi de
denilen yeni kavramlarla karşılaşılmaktadır.Bu bildiride bilgi çağında
bilgi toplumu ve bilgi ekonomisi çeşitli yönleri ile ele alınıp
değerlendirilmiştir.  


2. BİLGİ TOPLUMUNUN TANIMI VE ÖNEMİ


İnsanın bilgiye olan ihtiyacı insanlık tarihi kadar eski olup,
günümüz bilgi çağında, bilgiye verilen önem her geçen gün artmaktadır.
[1]
İnsan belli teknolojilerin kullanımıyla, ilkel toplumdan tarım
toplumuna geçmiştir. İlkel toplumda, doğanın verdiğiyle yetinen insan
tarım toplumunda ekip-biçerek daha çok üretmeyi başarmıştır.


Tarımsal üretimin ana girdisi toprak olmuştur. Sanayi toplumu
döneminde, toprağın yerini sermaye malları yani makinalar ikame
etmiştir. Mekanik düşünce ve bu teknolojinin ürünü olan makinalar sanayi
toplumunun temel belirleyici unsuru olmuştur. Sanayi toplumunda
zenginlik ve refah artışının kaynağı sermaye malları olmuştur.
[2]


Bilgi çağı, servet yaratmada bilginin öne geçtiği dönemi tanımlamak
için kullanılan bir kavramdır. Böylece maddi sermayenin yerini zihinsel
sermaye almıştır. Zihinsel sermayenin belli bir yere sınırlanmayan
yapısı, bütün yönetim ve toplum ilişkilerini değiştirmiştir.
[3]


Bilgi çağını önceki dönemlerden ayıran beş temel özellik
bulunmaktadır. Bunlar [4] :  


-Bilgi çağı bilgiye dayalı toplumun yükselişinden meydana
gelmektedir.


-Bilgi çağında işletmeler bilgi teknolojilerine dayalı olarak
faaliyet gösterirler.


-Bilgi çağında iş süreçleri verimlilik artışına dönüşmektedir.


-Bilgi çağının başarısı bilgi teknolojilerinin kullanımında etkinlik
ile ölçülmektedir.


-Bilgi çağında  pek çok ürün ve hizmet, bilgi teknolojileri ile iç
içe geçmiş durumdadır.


Bazı yazar ve düşünürler ile, gelecek bilimciler şu anda girmekte
olduğumuz dönemi farklı şekillerde tanımlamışlardır. Bu yeni toplumsal
yapıyı Daniel Bell ?Endüstri sonrası toplum? Peter F.Drucker ?bilgi
toplumu?, Zbigniev Brzezinski ?Teknokratik çağ?, John Naisbitt ve
Patrico Aburdane, ?büyük yönelimler çağı? ve Y.Masuda ise ?enformasyon
toplumu? olarak nitelendirmişlerdir.


Bilgi çağı ve bilgi toplumu ile ilgili değerlendirmelerde genellikle
tarihsel süreç içinde belli özellikler taşıyan dönemleri, dalgalar
itibarı ile nitelendirmelerden yararlanılmıştır. Bu anlamda,
Kontradievin uzun dalga kuramından söz edilebilir.
[5]


Teknolojik dönüşümlerin ekonomik büyüme ve toplumsal dönüşüme
etkileri konusuna ilk dikkati çeken Kontradiev?dir. Uzun dalga kuramına
göre, sanayi devriminden günümüze kadar yaklaşık 50 yıllık dönemler
itibariyle dört uzun dalga söz konusudur. Her bir dalganın kökenleri bir
önceki dalga içinde bulunmaktadır. Bunlar 1770-1830 arası ?Erken
Mekanizasyon?, 1830-1880 ?Buhargücü/Demiryolları?, 1880-1940 ?Elektrik
ve Ağır Sanayi? ve 1940-1980 ?Kitle üretimi? dönemleridir.
[6]
Yaşadığımız bu dönem ise ?Beşinci Dalga? olarak
adlandırılmaktadır. Sanayi toplumuna geçişin motoru olma işlevini
buharlı makineler üstlenmiş buna karşın beşinci dalgayı ifade eden bilgi
toplumuna geçişi de bilgi ve iletişim teknolojisi alanındaki gelişmeler
ortaya çıkarmıştır. [7]


Bu konuda diğer bir kuram ise Alvin Toffler tarafından yapılmıştır.
Toffler bilgi toplumu ile düşüncelerini belirtirken toplumsal gelişmenin
iki büyük değişim dalgası geçirdiğini ve bunlardan her birinin önceki
kültürleri ve uygarlıkları yok edip yerine, yeni yaşam ve ekonomi
modellerini getirdiğine dikkati çekmektedir. Birinci değişim dalgası
olan Tarım Devriminin bin yılda ortaya çıktığını, ikinci dalga olan
Sanayi Devriminin de üç yüzyılda ortaya çıktığını belirtmektedir.
Toffler?e göre bu süreç devam ederken bir başka ve çok daha önemli bir
süreç başlamıştır. 2. Dünya Savaşından sonraki on-onbeş yıl içinde
sanayi dalgasının en yüksek düzeye ulaştığı sırada, henüz tam olarak
anlaşılamamış olan üçüncü dalga başlamıştır.
[8]


Daniel Bell ve Alain Touraine, gelişmiş ülkelerin artık endüstri
toplumunun özelliklerini taşımadığını belirtmişlerdir. Bell, sanayi
ötesi toplumu profesyoneller mühendisler ve bilim adamlarından oluşan
bir sınıfın ve ekonomik hizmetlerin yaygınlaşması şeklinde
tanımlamaktadır [9] .


Her ne kadar bilgi toplumunun yapı ve kurumları henüz oluşum ve
şekillenme aşamasında ise de gelecekte alabileceği yapılaşma biçimleri
bugünden kısmi olarak belirginleşmiştir.
[10]


Sanayi toplumu, ekonomiyi kıt kaynakların kullanımı ve dağıtımı ile
ilgili bir bilim dalı olarak tanımlamaktadır. Şu an sürecini yaşamakta
olduğumuz bilgi toplumunda bu tanım geçerliliğini kaybetmiştir. Çünkü
temel stratejik kaynak haline gelen bilgi, kıt bir kaynak değildir. Bu
nedenle bilgi kavramı için azalan verimler yasası geçerli değildir.
Aksine artan bilgi birikimi ile artan verim yasası geçerli olmaktadır.
Bilgi diğer üretim faktörleri olan sermaye ve toprak gibi birbirini
tamamlayan bir üretim faktörü değil tersine onların yerine ikame
edilebilen bir üretim faktörüdür. Bilgi diğer üretim faktörlerine göre
çok daha akışkan bir özelliğe sahiptir. Günümüzde bilgi, fiber optik
kablolarla ışık hızıyla taşınabilmektedir. Bilgi aynı zamanda
paylaşılabilir ve bölünebilir özelliklere de sahiptir.
[11]


Sanayi toplumu ile bilgi toplumu çeşitli dinamikler göz önüne
alınarak aşağıdaki çizelgedeki gibi ifade edilebilir:
[12]


Çizelge 1. Sanayi ve Bilgi Toplumlarının Karşılaştırılması.










































































































  Sanayi Toplumu Bilgi Toplumu
Yenilikçi Teknoloji Öz Buhar Makinesi Bilgisayar
Temel Fonksiyon Fizik, emeğin ikamesi Zihni emeğin ikamesi
Üretim Gücü Maddi üretim gücü Enformasyon üretme gücü
Sosyoekonomik Yapı Ürünler Faydalı Mallar ve hizm. Enformasyon teknoloji bilgi
Üretim Merkezi Modern Fabrika                   
Enformasyon hizmetleri,
Piyasa Yeni dünya, sömürgeler, tüketici
satın alma gücü
Bilgi sınırlarında ve enformasyon
alanında artış
Lider Endüstriler Bilgi sınırlarında ve enformasyon
alanında artış
İmalat endüstrisi, mak. kim.end.
Endüstriyel Yapı Entelektüel endüstriler, Bilgi,
enformasyon end.
Matrix endüstriyel yapı ayrıca
dördüncü end.
Ekonomik Yapı Mal ekonomisi (İşbölü- mü,üretim ve
tük.ayrımı)
Sinerjik enerji (ortak üretim ve
aydalanma)
Sosyoekonomik Prensip Fiyat prensibi Amaç prensibi
Sosyoekonomik Özne Teşebbüs Gönüllü topluluklar
Toplum Şekli Sınıflı toplum Fonksiyonel toplum
Ulusal Hedef Kaba ulusal hedef Kaba ulusal tahmin
Hükümet Şekli Parlamenter demokrasi Katılımcı demokrasi
Sosyal Değişmede Güç Merkezleri İşçi hareketleri grevler       
Vatandaş hareketleri
Sosyal Problem İşsizlik, savaş, faşizm         
Terör,gelecek şoku,
En İleri Aşama Kitle tüketimi                     
Yüksek kitle bilgi üretimi
Değerler Etik değerler, Değer Ölçüleri Maddi değerler, temel insan
hakları, insancıllık     
Zaman değeri; Self disiplin, sosyal
katkı
Zamanın Ruhu Rönesans (Bireyin
özgürleşmesi)
Globalizm (insan ve doğa
ortak yaşamı)

  Kaynak: Veysel Bozkurt, Enformasyon Toplumu ve Türkiye, s.43


  Bilgi toplumunda, üretim sürecine katılan en temel kaynak insan
bilgisi, diğer bir ifade ile organize bilgi olmaktadır. Ortaya çıkan bu
değişimin doğal bir  sonucu olarak, üretim sürecinde, enerji ve girdi
değeri gibi etkenlerin öneminin giderek azalması söz konusu olmaktadır.
Tüm bu gelişmeler bilgi toplumunun ana uğraşı alanı olan hizmet ve bilgi
temelli sektörlere doğru daha fazla insan gücü katılmasına ve bu
alanlara daha çok yatırım yapılmasına yol açmaktadır.
[13]


Sanayi toplumundan, bilgi toplumuna dönüşümün çok daha hızlı
gerçekleşmesinin nedeni, yeni teknolojilerin gelişme hızı ile,
insanların bu teknolojiye uyum esnekliğinin yüksekliğinden
kaynaklanmaktadır. [14]


Bilgi toplumuna yöneltilen niteliklerden biri, fiziki ve kültürel
çevredeki değişim hızının, daha önceki dönemlere kıyasla görülmemiş
ölçüde artmış olmasıdır. Bilgi toplumunu daha önceki toplumsal
yapılardan ayıran bütün özellikleri, kısaca ve net olarak ifade etmek
gerekirse, bu her alanda değişim hızının katlanarak artması şeklinde
ifade edilebilir. [15]


Yirminci yüzyılın son çeyrek dönemi, bilgi toplumunun başlangıç
yıllarını oluşturmaktadır. Bu konuda kesin bir tarih vermek mümkün
olmamakla birlikte, 1957 yılında ABD?de ilk defa olarak beyaz yakalı
çalışanların sayısının mavi yakalıları geçmiş olması, kimi yazarlar
tarafından bu tarihin bilgi toplumunun başlangıcı olarak kabulüne neden
olmuştur. [16]


2.1. BİLGİ TOPLUMUNUN ÖZELLİKLERİ


Kurumları, işleyiş biçimleri ve normları ile ikinci dalga olarak
adlandırılan sanayi toplumundan oldukça farklı niteliğe sahip olan bilgi
toplumu yapısını belirleyen bir dizi özellikleri bünyesinde
taşımaktadır. Bilgi sistemleri ve teknolojilerine dayalı olarak
biçimlenmekte olan bilgi toplumu, sanayi toplumundan ciddi biçimde
ayrışmakta, dönüşmekte ve yeni toplum biçimi olarak karşımıza
çıkmaktadır. [17]
                             


Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojisinin yarattığı ortam
içinde ekonomik faaliyet küreselleşme eğilimine girmiştir. İletişim
sistemlerinin ülke sınırlarını küçültmesi, bölgesel gruplaşmalara dayalı
bütünleşme eğilimlerini beraberinde getirmiştir. Küreselleşme sürecinde,
girdilerin temini ve çıktıların pazarlanması için gündeme gelen
piyasalar artık dünya çapında düşünülmektedir. Sanayi toplumunda fabrika
üretimi, öncelikle ulusal sınırlar içindeki pazarlara yönelik ve onlara
hitap ederken; bilgi toplumunda dünya standartları belirleyici konuma
yükselmiştir. Sanayi toplumunda; tarım, sanayi ve hizmetler; birincil,
ikincil ve üçüncül sektörler olarak gündeme gelirken; Masuda?ya göre
?bilgi-bağlantılı sanayiler?; sanayinin dikey yapılaşmasında dördüncü
sektör olarak; yatay boyutta ise, eğitim, sağlık, konut ve benzer
sanayilerde yerini almaktadır.
[18]


Sanayi toplumunda ?ekonomik yapı?;


·  Pazara yönelik mal üretimi için sermaye birikimi,


·  İşbölümüne dayalı üretimde uzmanlaşma,


·  Üretim ve tüketimin; ?fabrika? ve ?konut? olarak ayrılmış
birimlerde gerçekleştirilmesi ve bu yüzden ?kuruluş? ve ?yerleşim
yerlerinin? birbirinden ayrılması gibi unsurlarca belirlenmekteydi. Oysa
ki, bilgi toplumunda bu yapı değişmektedir;


·  Maddi mallar yerine; bilgi kullanılarak ?bilginin üretimi? ön
plana çıkmaktadır.


·  Bilişim teknolojisine dayalı olarak kullanıcının üretebildiği
bilgi artmakta ve ?bilginin birikimi? sağlanmaktadır.


·  Birikmiş bilginin ?sinerjik etkisi?, bilgi üretimi ve bilgiden
yararlanmayı daha da hızlandırmaktadır.


·  Sonuçta ekonomik yapı, sanayi toplumunun ?mübadele ekonomisinden?;
bilgi toplumunun ?sinerjik ekonomisine? dönüşmektedir.


Bilgi toplumunu belirleyen temel karakteristikleri şu şekilde
özetlemek mümkündür: [19]


1.Ekonomik Yapıdaki Dönüşüm: Bilgi toplumundaki en büyük
özellik mal üretiminden hizmet üretimine doğru bir yönelişin
görülmesidir. Aslında hizmet sektörü zaten tüm ekonomilerde her zaman
mevcuttur, ancak sanayi toplumunda hizmetlerin niteliği daha yerel ve
mal üretimine yardımcı konumdadır. Sanayi sonrası toplumda ise eğitim,
sağlık, sosyal hizmetler gibi insani hizmetler ve bilgisayar, sistem
analizi, bilimsel ar-ge, gibi mesleki hizmetler yoğunluk kazanmaktadır.


2.Yükselen Yeni Sınıflar: Yeni toplumda insanların
çalıştıkları yer değil aynı zamanda yaptıkları işlerin türü de
değişmektedir. Sanayi toplumunda vasıflı işçiler çalışan sınıf içinde en
kalabalık grubu oluşturmaktaydılar. Bilgi toplumunda ise, teknik ve
profesyonel sınıf, yani P.Drucker tarafından ?bilgi işçisi? olarak
nitelenen bilim adamları, teknisyenler, mühendisler, öğretmenler sayıca
artmış ve toplumun kalbi konumuna yerleşmişlerdir. Buna bağlı olarak
toplumda gücün yapısı da değişmiştir. Tarım toplumunda toprak sahipleri,
sanayi toplumunda ise sermaye sahibi işverenler gücü ellerinde
bulundurmaktaydılar. Oluşan yeni toplumda ise güç bilgi sınıfına ait
olacaktır.


3.Bilginin Artan Rolü: Sanayi toplumu, malların üretimi için
makine ve insanların koordinasyonuna dayanmaktaydı. Yeni toplum ise
bilgi etrafında örgütlenmektedir. Sanayi uygarlığının öncü isimlerinden
Bacon?ın yüzyıllar önce söylediği gibi ?bilgi güçtür?, ancak, bilgi
toplumunda bilgi aynı zamanda toplumun temel eksenini de
oluşturmaktadır. Buna göre, tarım toplumunda toprak ve işgücü, sanayi
toplumunda sermaye merkezi bir öneme sahip iken,bilgi toplumunda bilgi
stratejik bir kaynak haline gelmiştir. Çünkü, yeni toplumda teorik
bilgiyi piyasada yeni ürün ve hizmetlere başarılı şekilde dönüştürenler
ile eğitim ve ar-ge harcamalarına en çok yatırım yapan işletmeler ve
toplumlar başarılı olacaktır. Eğer bir toplum bilgiyi üretir hale
gelemezse, büyük harcamalarla ürettiği mal ve hizmetler kısa sürede
demode olma riskiyle karşı karşıya kalacaktır.


4.Bilişim Teknolojisi: Sanayi toplumunun ortaya çıkmasında en
önemli etken; buhar makinesi, elektrik, içten yanmalı motor gibi enerji
teknolojilerinin bulunmasıdır. Bilişim teknolojilerinin ortaya çıkıp
hızla gelişmesi de benzer bir etkiyi yeni oluşan toplumda oluşturmuştur.
İletişim ve bilgisayar teknolojileri daha yetenekli işgücüne gereksinim
doğurduğundan ve ulusal verimliliği artırma ve rekabetçi üstünlük elde
etme yolunda daha yüksek değerlere sahip ürünler ortaya koyma yeteneğine
sahip olduklarından iktisadi gelişme açısından en fazla önem verilmesi
gereken alan bilişim teknolojileri olarak görülmektedir. Nitekim, ünlü
strateji uzmanı M.Porter günümüzde bir işletmenin yönetilmesinde en
temel faktör olarak bilişim teknolojisine işaret etmektedir. Zaten,
bilgi toplumu kavramı da yeni teknolojilerin neden olduğu iktisadi ve
sosyal değişimler anlamına gelmektedir.


3.BİLGİ EKONOMİSİNİN TANIMI VE ÖNEMİ


Bilişim teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, sanayi ekonomisi
yerini bilgi ekonomisine bırakırken,ekonominin üçlü saç ayağı olarak
nitelendirdiğimiz üretim, tüketim, dağıtım ilişkileri ve ekonomik
yapının tümü, bilgi temeli üzerine yeniden yapılanmış ve bilgi rekabetin
temel faktörü durumuna gelmiştir.
[20]


Yeni ekonominin dört temel özelliğinden söz etmek mümkündür;
dijitalleşme (internet ekonomisini, yoğun olarak da elektronik ticareti
bu kapsamda değerlendirmek mümkündür), araştırma geliştirme
faaliyetlerinin artması, küreselleşme ve insan kaynakları profilinde
yaşanan radikal değişim (kurumların insan kaynaklarına dayalı yeniden
yapılanması). 1980?lerin ortasından itibaren uluslararası alanda yaşanan
gelişmelerin günümüzde yorumlanması ?Yeni ekonomi? (new economy) denilen
kavramın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu kavram kimilerinin
savunduğu gibi sanal bir olgu olmaktan çok uzaktır. Son on yılda dünya
ekonomisi ve ABD ekonomisindeki gelişmelere bakıldığında, yeni
ekonominin verimliliği, yeniden yapılanmaya yönelik baskıları, küresel
niteliği, yol açtığı krizleri ile birlikte yeni ekonominin sistemi nasıl
kökünden değiştirip sarstığı ortaya çıkmaktadır. Eski sektörler önemini,
karlılığını, istihdam gücünü, üretim kapasitesini yavaş yavaş
yitirirken, yeni sektörler çığ misali büyüyerek ekonomik büyümenin
lokomotifi konumuna gelmektedir. Teknolojik gelişmeyle vücut bulan,
büyük ölçüde dijitalleşmeye ve internete bağlı olan yeni ekonomi tıpkı
dominant bir gen misali eski ekonomiyi, yani eski organizmayı kuşatıp
yavaş yavaş yok etmektedir [21]
.


Bu anlamda hızlı bir değişim kavramı ile kuşatılan yeni iş dünyası
sistemi ile karşılaşmaktayız.Bazen değişimin ve yeni fırsatların farkına
varmamız çok uzun sürer. Ancak bilgiye sahipsek ve sahip olduğumuz
bilgiden yeterince yararlanabiliyorsak, değişime hazır olabiliriz ve
hatta onu kendimiz için bir fırsata çevirebiliriz. Organizasyonların
bilgi sermayesi, yüksek değerli ürünlerin meydana getirilebilmesi için
elde edilmiş bir stoktur. Bu stok ancak organizasyonel öğrenme ile
akışkan hale gelebilir; çünkü akış, stoklanan bilginin organizasyon
tarafından özümsenmesi ve benimsenmesini sağlar. Bunu sağlayacak kurum
kültürü, yapısal yeterlilik ve güven ortamına sahip olmayan
organizasyonlarda, bilgi stoğundan yeterince yararlanmak mümkün olmaz.
[22]


Günümüzde bilgi, ürettiğimiz, yaptığımız, sattığımız ve satın
aldığımız şeylerin asıl bileşeni durumuna gelmiştir. Bu durumun doğal
bir sonucu olarak, bilgi ekonomisinde, bilgiyi yönetmek ve entellektüel
sermayeyi bulup geliştirmek, saklamak ve paylaşmak, bireylerin,
işletmelerin ve ülkelerin en önemli ekonomik işlevi haline gelmiştir.
[23]


Yeni ekonomi, insana yapılan yatırımın getirisinin fiziki sermaye
yatırımlarından daha yüksek olduğu bir döneme girdiğimizi de
göstermektedir. Bireylerin, piyasada sahip oldukları bilginin değeri,
giderek daha da önemli hale gelmektedir. Yeni ekonomi kavramının,
özellikle son zamanlarda, ilgi odağı haline gelmesinin nedeni,bilgi
teknolojilerindeki değişiklikler sonucu öğrenme süreçlerinin daha farklı
alanlara ve boyutlara taşınmasıdır. Yeni ekonomi hakkında hemen hemen
herkesin üzerinde anlaştığı gerçek ekonominin altyapısının elle
tutulabilir mallardan çok, bilgi temelli ve daha çok  hizmete benzeyen
mallar üzerinde oturuyor olmasıdır.
[24]


4.BİLGİ EKONOMİSİNİN ÖZELLİKLERİ


Bilgi ekonomisinde işletmeler, sürekli devam eden bir verimlilik
artırma, çevresel talebe tepki verebilme ile örgütsel değişimi
gerçekleştirme uğraşısı içinde olacaklardır
[25]
. Bilgi ekonomisini diğer ekonomik sistemlerden ve sanayi
ekonomisinden ayıran temel fark, bilginin ekonomik üretim faktörleri
içinde, birincil önceliğe sahip olması ile bilgi teknolojileri
yardımıyla, bilginin üretimindeki ve kullanımındaki artıştır.
[26]


Bilgi teknolojilerinin 1990?lı yılların ortalarında internet ve web
temelli uygulamaların da yardımıyla, günümüz işletmelerinde yaygın
kullanılmaya başlanması, örgütlerarası ve örgüt içi ilişki ve süreçler
üzerinde köklü etkiler meydana getirmiş, bu durum işletmeleri değişen
şartlara uyum sağlamaya zorlamıştır.
[27]


Bu değişim süreci, aynı zamanda dijitalleşme süreci olarak da
değerlendirilmektedir. Çünkü bu dönem, bilginin aktarılmasında ve
üretilmesinde, dijital teknolojilerin etkinlik kazandığı bir dönemi
ifade etmektedir. Aslında dijitalleşme, verilerin sanal bir ortamda
saklanmasını, aktarılmasını ve alınabilmesini ifade eden bir süreçtir.
Böylece bilgisayarların arasında kurulan ağlar yolu ile dünyanın bir
ucundan diğerine her türlü bilgi aktarılabilmektedir.
[28]


Dijital ekonomi  ya da Tekonomi olarak da değerlendirilen bilgi
ekonomisinin özellikleri  Tapscott tarafından 12 madde olarak ifade
edilmiştir [29] :


1.Yeni Ekonomi Bilgi Ekonomisidir : Bilişim teknolojileri bir
ekonominin bilgi temelli olmasına imkan sağlamaktadır. Bilgi
ekonomisinde bilginin yaratılması hem bilgi işçilerine hem de bilgi
tüketicilerine yani insanlara aittir. Mal ve hizmetlerin içeriği müşteri
fikirleri tarafından belirlenirken, bilişim teknolojisi mal ve
hizmetlerin bir parçası haline gelecektir.


2.Yeni Ekonomi Dijital Bir Ekonomidir : Yeni ekonomide bilgiler
tamamen 1 ve 0?dan oluşan veri formlarında iletilmektedir. Günümüzde her
türlü bilgi, ses, yazı, görüntü, hareketli obje v.s bilgisayar ağları
tarafından iletilmektedir.


3.Yeni Ekonomide Sanallaşma Önemli Rol Oynamaktadır : Bilginin
analogdan dijitale dönüşmesi, fiziki varlıkların sanal hale gelmesine
imkan vermektedir. Söz konusu sanallaşma ekonominin yapısını, kurumların
türlerini ve aralarındaki ilişkileri, dolayısıyla ekonomik faaliyetin
bizzat kendisini değiştirmektedir.


4.Yeni Ekonomi Moleküler Bir Ekonomidir:  Eski büyük işletme yapıları
ayrışmakta ve dinamik birey ve kurumların oluşturduğu ekonomik faaliyet
temelli gruplar halinde yeniden ortaya çıkmaktadır. İşletmenin ortadan
kalkması, yani kaybolması değil dönüşmesi söz konusudur.


5.Yeni Ekonomi Bir Ağ Ekonomisidir:  Yeni ekonomi iletişim ağlarıyla
bütünleşen bir ekonomidir. Analog hatlar yerine dijital iletişim
ağlarının oluşması ve klasik ana bilgisayar sisteminden web tabanlı
sisteme doğru gerçekleşen kayma iş dünyasında önemli dönüşümlere neden
olmaktadır. Yeni teknoloji ve iletişim ağları küçük ölçekli işletmelere
büyük ölçekli işletmelerin sahip olduğu ölçek ekonomileri ve kaynağa
ulaşma gibi ana avantajlara sahip olma imkanı sunmaktadır.


6.Yeni Ekonomide Aracılar Büyük Ölçüde Ortadan Kalkacaktır: Özel ve
kamu sektöründe bir çok kurum tüketicileriyle ağlar aracılığıyla
doğrudan temas kuracaklar ve aracılarını büyük ölçüde elimine
edeceklerdir.


7.Yeni Ekonominin Hakim Sektörü Üçlü Bir Oluşumdur:
Sanayi ekonomisinde otomotiv anahtar sektör konumundayken, yeni
ekonomide hakim ekonomik sektör diğer tüm sektörlerin refah yaratmasına
giden yolu teşkil eden bilgisayar, iletişim ve eğlence sanayilerinin
bütünleşmesiyle oluşan yeni medya sektörüdür


8.Yeni Ekonomi Yenilik Temelli Bir Ekonomidir:  Yeni ekonominin
ilkesi ?kendi ürününün modasını kendin geçir? olacaktır. Eğer yeni ve
başarılı bir ürün geliştirilmiş ve piyasaya sürülmüşse, hedefin bu
ürünün daha gelişmişinin ortaya çıkarılması ve ilk ürünün modasının
geçirilmesi olması gerekir.


9.Yeni Ekonomide Üretici ve Tüketici Farkı Belirsizleşmektedir: 
Kitle üretiminin yerini büyük miktarlarda müşteri isteklerine göre
üretimin almasıyla birlikte, üreticiler bireysel tüketicilerin zevk ve
ihtiyaçlarına uygun özel mal ve hizmetler oluşturmak zorunda
kalmışlardır. Yeni ekonomide tüketiciler fiilen üretim sürecine katkıda
bulunabilmektedirler.


10.Yeni Ekonomi Bir Hız Ekonomisidir:  Dijital veriler üzerine
kurulmuş bir ekonomide, işletme başarısı ve iktisadi faaliyetler
açısından hız anahtar bir değişkendir.


11.Yeni Ekonomi Küresel Bir Ekonomidir: İki kutuplu dünyanın
ayrışmasından sonra, iktisadi duvarların önemli ölçüde ortadan kalktığı,
dinamik, yeni ve değişken küresel bir çevre ortaya çıkmıştır.


12.Yeni Ekonomi Bazı Sosyal Problemleri Beraberinde Getirmiştir: Yeni
bir ekonominin eşiğinde, güç, güvenlik, eşitlik, kalite, iş hayatı
kalitesi ve demokratik sürecin geleceği gibi bir takım sorunları
beraberinde getiren yeni bir politik ekonominin başladığı da
görülmektedir.


5.TÜRKİYE?NİN BİLGİ TOPLUMUNA GEÇİŞ SÜRECİ


Yakın geçmişinde hedefinin sanayi uygarlığından geçtiğine inanılan
?muasır medeniyetler? düzeyine çıkmayı, kendisinin başlıca amacı haline
getirmiş bir ülke olarak Türkiye, son yıllarda temel hedeflerini yeniden
gözden geçirmek durumuyla karşı karşıya bulunmaktadır.
[30]


Bilgi toplumuna geçiş sürecinde ,bilim ve teknoloji politikaları
büyük önem taşımaktadır.Bu bağlamda Türk toplumunun sanayileşmeyi, ithal
teknoloji ile ve bilişim teknolojilerini de ithal teknoloji ile
kullandığı görülmektedir.Bu bağlamda Türk toplumunun teknoloji
üretemeyişinin, yani teknolojik gecikmenin temelinde kültürel gecikme
yatmaktadır. [31]


Günümüzde, küresel rekabette, nasıl daha üstün olunabileceğine dair
çok sayıda teori mevcuttur.Sözgelimi rekabette üstünlüğü bazıları, makro
ekonomik fenomenlerle ,bazıları ucuz emekle,bazıları hükümet
politikaları ile,bazıları da farklı yönetim uygulamaları ile
açıklamaktadır.Bu yaklaşımlardan her biri Porter?in de vurguladığı
şekilde birtakım ciddi eleştiriler almıştır. Ancak bilgi çağında
rekabetçi bir sistem için önemi tartışmasız kabul edilen hususların
başında insan kaynakları ve onun eğitimi gelmektedir.Bu nedenle
eğitim,bilgi çağına geçiş sürecinde ülkemiz açısından da hayati bir önem
taşımaktadır.OECD verilerine göre Türkiye?nin GSMH?nin oranı olarak
eğitime ayırdığı pay yüzde 1.9  ile çok gerilerde yer
almaktadır.GSMH?nin oranı olarak Japonya?da yüzde 3.8, ABD?de yüzde 5,
Almanya?da yüzde 4.3, Yunanistan?da ise yüzde 2.6?dır.
[32]


Bilgi toplumunda insanların yaratıcılığı ve yenilikçiliği ön planda
olacaktır.Günümüzde Türk toplum yapısı,bilgi toplumuna uyum sürecini
yaşamaktadır.Bu anlamda ülkemize bilimsel düşünce,
üretim,çalışma,rekabet ve başarı motivasyonlarının kazandırılmasıyla
teknoloji üretmenin yolları açılabilecektir
[33]
.


Türkiye mevcut sanayi yapısıyla bu sürecin oldukça gerilerinde
kalmıştır.Mevcut sektörel yapısının da etkisiyle bilgi toplumuna geçiş
sürecinde son derece önemli olan araştırma-geliştirmeye gereken önem
verilmemektedir.Önümüzdeki dönemde sermaye gibi işgücü de giderek daha
çok küreselleşme sürecine girecektir.Firmalar günümüzde nitelikli
işgücünü gelişen bilgi ağlarının yardımıyla dünyanın bir başka
noktasından kolayca elde edebilmektedirler.Bu durum ülkemiz açısından
son derece önemli olmaktadır .Çünkü bilgi çağında en stratejik kaynak
bilgi ve o bilgiyi üreten yüksek nitelikli işgücü olmaktadır.Ayrıca
küreselleşen dünyada daha az merkeziyetçi ve esnek yapılı bir devlet
sistemi uluslararası rekabette büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda
e-devlet çalışmaları ülkemiz açısından hızlandırılmalıdır
[34]


Türkiye?de yenilikçi içeriğe sahip bilinçli bir strateji henüz
geliştirilememiştir .Eğer ülkemiz bilgi toplumu olmayı istiyorsa bilişim
devriminin gerçekleşmesini sağlayıcı yeni bir strateji oluşturup bu
stratejinin uygulanması için yeni programları öncelikle uygulamaya
koymalıdır.Gelişmiş ülkeler milli gelirlerinin yüzde 5-6 dolayında bir
oranını bilişim harcamalarına ayırırken Türkiye?de binde 5-6 olan bu
oran arttırılmalıdır.Ülkemizde bilim ve teknoloji politikasının
yenilenmesine yepyeni bir anlayış, yeni bir dünya görüşü , yenilikçi
kültür politikaları oluşturarak daha kapsamlı politikalar içinde konuya
yaklaşılmalıdır.Mevcut araştırma kurumları ile üniversiteler yeni bir
anlayış ve yaklaşımla çalışma ve başarıyı ödüllendiren rekabetçi ve
yenilikçi eğitim,bilim ve kültür politikaları oluşturmalıdır.Ayrıca bu
politikaları ekonomi politikaları ile bağdaştıran uyumlu stratejilerin
geliştirilmesi gerekmektedir
[35]
 


6. SONUÇ


  Sanayi toplumundan bilgi toplumuna dönüşümü yaşadığımız bu
çağda bilişim teknolojilerinin giderek yaygınlaşmaları ve bilginin temel
ve stratejik bir üretim faktörü olarak ekonomik sisteme dahil edilmesi,
bilgiye verilen önemin artmasından kaynaklanmaktadır. 21.yüzyıla
girdiğimiz bu dönemde bilgi teknolojisi alanındaki hızlı değişim
bilginin önemini artırmıştır. Bilgi temelli dünya ekonomisini artık
networkler (ağlar) yönlendirmektedir Yeni bilgilere hızla ulaşmak,
onları depolamak ve en kısa zamanda uygulama alanına aktarabilmek
günümüzde insan yaşamını çok çeşitli yönlerden etkilemeye başlamıştır.
 


Görüldüğü gibi bilgi toplumu, hızlı bilgi artışına dayanan ve hayatın
tüm alanlarını kapsayan değişmeleri ve gelişmeleri içermektedir.
Bilgisayar teknolojisinin insan yaşamının her kademesine girmesiyle
kullanım yönünden oldukça farklı alanlar ortaya çıkmıştır. Özellikle
büyük işletmelerin elde ettikleri bilgileri daha iyi analiz ve kontrol
etmek amacıyla, bilgisayar teknolojisine büyük miktarlarda yatırım
yapmak istemeleri, bu yeni teknolojilerinin fayda-maliyet analizini
zorunlu kılmaktadır. Günümüzde, işletmelerin daha etkili ve verimli
çalışabilmesi için bilgisayarlardan yararlanmanın artık bir zorunluluk
olduğu herkes tarafından kabul edilmektedir.  


Sonuç olarak Türkiye?nin 21. yüzyılda değişimi çok iyi bir şekilde
kavrayıp, bu değişim olgusunun beraberinde getireceği fırsat ve
tehditleri analiz ederek yeni yüzyılda dünyanın saygın bir üyesi olması
için gerekli atılımları acilen yerine getirmesi gerekmektedir.Başta
ekonomik yapılanma olmak üzere diğer kurumsal yapılanmalar da gelişen
yeni ekonomi kapsamında ele alınıp buna göre gerekli düzenlemeler
yapılmalıdır.    


KAYNAKÇA:  


Akın Bahadır, ?2000 Yılına Doğru Bilgi Toplumu Üzerine Genel Bir
Değerlendirme ve        Bilgi Ekonomisinin Özellikleri?, Verimlilik
Dergisi,
1999/1 Ankara


Akın Bahadır, ?Dijital Ekonomide Bilişim Teknolojisi Kullanımının İş
Ekosistemleri ve Örgüt Yapıları Üzerindeki Etkisi?, Bilişim 2000
Etkinlikleri,
İnterpro Yay., İstanbul       6-9 Eylül 2000


Altıntaş Levent, ?Bilgi Yönetimi ve Değişim?,
www.baltas-baltas.com/kaynakdergiyazi


Belek İlker, Post-kapitalist Paradigmalar, Sorun Yayınları,
İstanbul 1999  


Bozkurt Veysel, Enformasyon Toplumu ve Türkiye, Sistem
Yayıncılık, 1996  


Çoban Hasan, Bilgi Toplumuna Planlı Geçiş, İnkilap Kitabevi,
İstanbul, 1997  


Ekin Nusret, Bilgi Ekonomisinde Elektronik Ticaret, İTO
yayını, 1998  


Erkan Hüsnü, Bilgi Toplumu ve Ekonomik Gelişme, Türkiye İş
Bankası Yayınları, İstanbul 1997  


Erkan Hüsnü, Bilgi Toplumu ve Bilgi Toplumuna Geçiş, http/
www.bilgi ve toplum com/erkan1.htm  


Fathy Tarik A., Telecity: Information Tecnology and Its Impact on
City Form
, Praeger Publishers, New York, 1991  


Öğüt Adem, Bilgi Çağında Yönetim, Nobel Yayın, Ankara, 2001  


Özçağlayan Mehmet, Yeni İletişim Teknolojileri ve Değişim,
Alfa Basım Dağıtım, İstanbul, 1998  


Sarıhan H.İnceler, Teknoloji Yönetimi, Desnet Yayınları,
İstanbul, 1998  


Senn James A., Information Tecnology in Business, Prentice
Hall Int New Jersey, 1995  


Stewart Thomas A., Entellektüel Sermaye, Mess Yayıncılık,
İstanbul, 1997  


Tekin Mahmut, Güleş Hasan K., Burgess Tom, Değişen Dünyada
Teknoloji Yönetimi,
Damla Ofset, Konya 2000  


Toffler Alvin, Üçünü Dalga, Çev. Ali Seden, Altın Kitaplar,
İstanbul 1998  


Yeni Ekonomi, http://foreigntrade.gov.tr/ead/ekonomi/yeni ekonomi.htm
 


Yeni Ekonomi ve İnternet, ASOMEDYA, Eylül 2000

 





[1] Mahmut Tekin, Hasan
K. Güleş, Tom Burgess, Değişen Dünyada Teknoloji Yönetimi
Damla Ofset,   Konya, 2000 s.65


[2] Hüsnü Erkan, Bilgi
Toplumu ve Bilgi Toplumuna Geçiş
,
www.bilgi
ve toplum.com/erkan1.htm/


[3] İlker Belek,
Post-kapilatist Paradigmalar
, Sorun Yayınları, İstanbul 1999,
s.162


[4] James A. Senn,
Information Tecnology in Business
, Prentice Hall Int New
Jersey,  1995 s.9


[5] Bahadır Akın, ?2000
Yılına Doğru Bilgi Toplumu Üzerine Genel Bir Değerlendirme ve Bilgi


   Ekonomisinin Özellikleri? Verimlilik Dergisi  MPM
Yayınları 1999/1 Ankara, s.56



[6] Tekin, Güleş,
Burgess, a.g.e., s.72


[7] Hüsnü Erkan, Bilgi
Toplumu ve Ekonomik Gelişme,
Türkiye İş Bankası Yay. İstanbul
1997 s.73


[8] Alvin Toffler,
Üçünü Dalga
, (Çev. Ali Seden), Altın Kitaplar, İstanbul 1998
s.32


[9]   Tarik A. Fathy,
Telecity: Information Technology and Its Impact on CityForm
,
Praeger  Publishers, 

    New  York 1991, s.25-26



[10] Erkan, a.g.e.,
s.11


[11] Hüsnü Erkan ?Bilgi
Toplumu ve Bilgi Toplumuna Geçiş?, Bilgi ve Toplum Dergisi,
http:?bilgi ve

   toplum.com/erkan1.htm



[12] Veysel Bozkurt,
Enformasyon Toplumu ve Türkiye
, Sistem Yayıncılık 1996, s.43


[13] Mehmet Özçağlayan,
Yeni İletişim Teknolojileri ve Değişim, Alfa Basım Dağıtım,
İstanbul, 1998, s.76


[14] Hüsnü Erkan,
Bilgi Toplumu ve Ekonomik Gelişme
, a.g.e., s.11


[15] Hasan Çoban,
Bilgi Toplumuna Planlı Geçiş
, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 1997,
s.12


[16] Bahadır Akın,
a.g.e
., s.61


[17] Adem Öğüt,
Bilgi Çağında Yönetim
, Nobel Yayın, Ankara, 2001, s.29


[18] Hüsnü Erkan,
Bilgi Toplumu ve Ekonomik Gelişme
, a.g.e., ss. 98-99


[19] Bahadır Akın,
a.g.e.
, s.60


[20] H.İnceler Sarıhan,
Teknoloji Yönetimi, Desnet Yayınları, İstanbul, 1998, s.164


[21] Yeni Ekonomi,
http://foreigntrade.gov.tr/ead/ekonomi/yeni ekonomi.htm


[22] Levent Altıntaş,
Bilgi Yönetimi ve Değişim
www.baltas-baltas.com/kaynakdergiyazi.asp


[23] Thomas A.Stewart,
Entellektüel Sermaye, Mess Yayıncılık, İstanbul, 1997, s.13


[24] ?Yeni Ekonomi ve
İnternet?, ASOMEDYA, Eylül 2000, ss. 38-39


[25] Bahadır Akın,
a.g.e.
, s.67


[26] Adem Ögüt,
a.g.e.
, s.48


[27] Bahadır Akın,
?Dijital Ekonomide Bilişim Teknolojisi Kullanımının İş Ekosistemleri
ve Örgüt Yapıları

    Üzerindeki Etkisi,? Bilişim 2000
Etkinlikleri
,İnterpro Yayıncılık  İstanbul 6-9 Eylül 2000



[28] Nusret Ekin,
Bilgi Ekonomisinde Elektronik Ticaret
, İTO yayını, 1998, s.67


[29] Bahadır Akın,
?2000 yılına Doğru Bilgi Toplumu Üzerine Genel Bir Değerlendirme ve
Bilgi Ekonomisinin

    Özellikleri,? Verimlilik Dergisi,  MPM Yayınları,
Ankara, 1999/1 ss.67-75



[30] Veysel Bozkurt ,
a.g.e ,s. 147


[31] Hüsnü Erkan ,Bilgi
Toplumu ve Ekonomik Gelişme,
s.216


[32] Veysel Bozkurt,
a.g.e.,
s.149-150


[33]   Hasan Çoban,
a.g.e
., s.19


[34]   Veysel Bozkurt,
a.g.e., s.154-166


[35]   Hüsnü Erkan ,
Bilgi Toplumu ve Ekonomik Gelişme
, s.231-238

1 yorum:

Adsız dedi ki...

İçerik olarak güzel bir paylaşım. Sayfanızda görülen tabloların kaymasının nedeni: tablo kodlarını "satırbaşı" yaparak oluşturmuş olmanız. Bunun için tablo kodlarını "satırbaşı" yapmadan yaparsanız sayfadaki kaymaları önlemiş olursunuz.
İyi çalışmalar