Perşembe, Ekim 14, 2004

Ders 1 Tartışılan Konular: Görüş Ekleyebilirsiniz.

İlk Dersimizde Tartışmaya Açılan Konular Şunlar Olmuştur.

1.Enformasyon ile Bilgi ARasında Fark Var mıdır?
2.Enformasyon Herkese Açık Olmalı mıdır?
3. Bilinen ve İnanılan şeylerin toplumsal ortamca belirlenmesi
4. Marjinallik ve Yaratıcılık İlişkisi
5. Bilgi Sürecinde Kadınınn Rolü
6. Yeni Bilgi önceki Bilgiyi gereksiz kılarmı?
7.Teorik ve Pratik Bilginim önemi ve İşbirliği
8. Ortaçağ'da Avrupa, Osmanlı ve Çinde Bilgi ve Bilgiyi sağlayan, üreten kuruluşlar
9. Kentlerin Bilgi Üretimindeki Rolü:Bilgi Başkentleri
10ç. Bilim ve İktidar Çekişmesi ve İşbirliği

5 yorum:

ali vehbi dedi ki...

Marjinallik ve yaratıcılık kavramlarının birbiriyle ilntili olduğunu düşünüyorum.Yaratıcılık henüz var olmayan,bilinmeyen konuların,metakarın..vs ortaya atılmasıdır.Alışılmamış tanıdık olmayan şeylerin bulunup söylenmesidir.Diyebiliriz ki yaratıcılık olağan ve durağan olmayan bir kavramdır.Bazı düşüncelerin, dogmaların,ekmek kapılarının yıkılmasını gerektirebilir.Dolayısıyla ciddi karşı çıkmalarla yüzleşmek zorundadır.
Yaratıcılık herkesin görmediği şeyleri görmeyi gerektirir dolayısıyla marjinallikle ilişiklenir. Örneğin suyun kaldırma kuvvetini bulunca çırılçıplak sokağa fırlayan kişi topluma göre marjinal bir insandır hatta daha ilerisi delidir.

Adsız dedi ki...

Handan Sarıca

1)Enformasyon terimi görece çiğ, özgül ve pratik olanı anlatmak için kullanılabilir; bilgi ise ?pişmiş, işlenmiş ya da düşünce ile sistemleştirilmiş olan anlamında kullanılabilir. Öte yandan son yıllarda enformasyon kavramı oldukça yaygın kullanılmaya hatta bilgi kavramına yeğlenmeye başlamıştır. Son yüzyılda üniversitelerde artan uzmanlaşma öncesinden çok daha sınırlı alanlarda bilgi sahibi olan öğrencilerin yetişmesine neden olmuştur.

2)Enformasyonu pişmemiş, ham bilgi olarak tanımladığımızda; herkese açık olmasının çeşitli sakıncalar yaratacağını da ifade etmiş oluruz. Doğruluğu kanıtlanmamış, bilimsel temellere oturulmamış, sadece kişisel gözlem ve tecrübelere ya da aktarımlara dayanan enformasyonun halka yayılması çok ciddi sonuçlar doğurur ve kötü niyetli kişiler tarafından farklı amaçlar için kullanılabilir.

3)Kendi hayatlarımıza dönüp baktığımızda bildiğimizi; yani öğrendiğimizi sandığımız bir çok şeyin aslında toplumsal ortam tarafından belirlendiği ve bizim de bu davranış kalıplarına uyduğumuz görülür. Çeşitli buluşlarla hayatımızı kolaylaştıran insanların ortak özellikleri farklı düşünen toplumsal kalıplar dışına çıkabilen kişiler olmalarıdır.

4)Yeni bir şeyler yaratmak; var olan, kabul edilen doğruların yanlışlığını kanıtlamak ancak kişilerin kendilerini toplumum sınırlayıcı, tek tipleştirici dayatmalarından kurtararak yapmaları mümkündür. Bunun için genellikle yaratıcı fikir sahibi insanlar toplumdan farklı yaşayan, düşünen, yaşama ve olaylara toplumsal kuralların, belirlenimlerin üzerinde bakabilen insanlardır. Burke kitabında; Veblen?in ? Yahudilerin Çağdaş Avrupa?da Düşünsel Açıdan Ağır Basmaları? üstüne denemesinde yer verdiği Yahudi aydınlarının kuşkuculuğu ve bağımsızlığı teşvik eden özelliklerinin arkasında iki kültür dünyasının ara sınırındaki konumlarının olduğu görüşünü kabul etmektedir.


5)Toplumsal yaşamın her alanında olduğu gibi bilginin üretilme, tartışılma, değişme süreçlerinde de kadınlar dışlanmışlıktan ikinci planda kalmaktan kurtulamamışlardır. Sadece soylu kadınlar eğitim hakkına sahip olabilmişlerdir. Tarihsel süreç içerisinde kadınlar; erkeklerle eşit haklara sahip olmaları konusunda(seçme ve seçilme hakkı, çalışma hakkı vb.) birçok kazanım elde etmelerine rağmen erkeklerle eşit duruma gelememişlerdir. Hala birçok gelişmiş, demokratikleşmiş ülkede bile kadınlar ?eşit işe eşit ücret alma?, parlamentoda eşit temsil gibi haklara sahip olamamışlardır. Yöneticilik kademelerinde erkeklerin ezici ağırlığı söz konusudur.

6)Şüphesiz her zaman böyle olmaz. Yeni bilgi eski bilgiyle beslenen, üstüne büyüyen bir şey de olabilir.

7)

8)Ortaçağda Avrupa bilgi üreten ve sağlayan kuruluşlar kilise ve manastırlardır. Osmanlı?da ise kiliselerin yerini din ve eğitim kurumu olan merdreseler almakla birlikte medrelerdeki eğitim sisteminin kurumsallaştığını söylemek pek mümkün değildir. Buralarda eğitim usta- çırak ilişkisine dayanılarak verilmektedir.
Çin?de kamu görevlileri sınav sistemi ile ve liyakat ilkesine özen gösterilerek şeçilirlerdi.

9)Bilginin ithali açısından liman kentlerinin büyük önemi vardır. Ilk liman kentleri olan Deshima ve Nagasaki, Portekiz?de Lizbon, ??.
Venedik, erken Yeniçağ Avrupa?sının en önemli enformasyon ajansı olmuştur. Böylelikle ticaret, farklı kültür ve medeniyetler arasında ilk ilişkilerin oluşmasına neden olmuştur. Özellikle liman şehirlerinde diğer metaların yanında bilginin ticareti de gündeme gelmiştir. Sonraki süreçte ise; liman şehirlerinin en önemli rakipleri başkentler olmuştur. Roma enformasyon merkezleri haline gelmişlerdir. Paris de bir başka siyasal ve bilginlik enformasyon merkezine dönüşmüştür. Londra?nın önemi ise hem bir limanın hem de bir başkentin işlevlerini birleştirmesiydi.

10) Bilim ve iktidar kavramları, birbirleriyle çeliştiği ya da biri varken diğerinin bulunmayacağı şeklinde bir düşünce sözkonusu olmakla birlikte aslında tarihsel süreç içerisinde durumun pek böyle olmadığını söylemek gerekir.
Faucault ?İktidarın kullanılması sürekli olarak bilgi yaratır ve bilgi hiç durmaksızın iktidarın sonuçlarını gerektirir? ifadesiyle iktidar ile bilginin birbirlerini desteklediğini ve iktidarsahibi olmanın bilgi sahibi olmayı gerektirdiğini ifade etmektedir.
Erken yeniçağ hükümetleri, yönetimleri altında tuttukları halk hakkında enformasyon toplamak ve depolamakla ilgilenmişlerdir. Burda denetim amaçlı bir enformasyon toplama söz konusudur.( Burke, s.116-118)
Weber bürokrasiyi; ?bilgi temelinde denetim yapılması? şeklinde tanımlamıştır.
Kral XIV. Lois ise anılarında ?herşeyden haberdar olmakla? övünmüştür. XVI. Lois zamanında bilimle uğraşan çok sayıda insan saray tarafından desteklenmiştir.

Adsız dedi ki...

Handan güzel açıklamış ama 6. ve 7. konulara birkaç şey eklemek istiyorum;
yeni bilgi eski bilgiyi gereksiz kılar mı? Bilginin gereksizlik kavramı daha çok onun pratik açıdan kullanılmasıyla
ilişkilidir. Bilgi doğrudur, ama eğer yeni bilgiden dolayı eski bir bilginin kullanılması zaman ve nakit kaybına sebep oluyorsa eskinin kullanılması kayıptır. Yeni model tam otomatik-tasarruflu çamaşır makineleri var iken Eski model merdaneli çamaşır makinelerini kullanmak gibi birşey. Teorik yada Pratik açıdan olsun eğer yeni bir bilgi eski bilginin kullanım alanında yenilik getirmiyorsa yeni değildir. eski bilgi de eskimemiştir hala kullanılıyor demektir.

Adsız dedi ki...

1tebrik ederim güzel bir açıklama olmuş.yorumlarınızla bize destek olduğunuz için teşekkür edrim.

hasko dedi ki...

Marjinallik; bazen doğru değilmiş gibi zannedilebilinir. fakat bir şeyi az insanın savunması o savın doğru olmadığı anlamına gelmez. aksine doğru ve gerçek olan konuları tarihtede hep az insanlar yada marjinal gruplar savunmuştur aman sonradan onların savunduklarının ne kadar doğru olduğu ortaya çıkmıştır.
yaratıcılı ise mühendislikte ki gibi bilgi, akıl ve elinizdeki materyali yerli yerine kullanmaktır.